Tıraşsız Saç Ekimi

Tıraşsız saç ekimi, saçın tamamını kazıtmadan, mevcut saçların görünümünü mümkün olduğunca koruyarak yapılan ekim planıdır. Buradaki amaç “daha iyi tutar” gibi teknik bir iddia değil; daha çok sosyal hayatta görünüm kaygısını azaltmak ve kişinin işe/çevresine daha rahat dönmesini sağlamaktır. Saç ekimi yine greft (foliküler ünite) naklidir; donörden kök alınır ve açıklık alana yerleştirilir. Değişen şey, operasyonun tıraşsız zeminde yapılması nedeniyle işçiliğin, süre yönetiminin ve planlamanın daha hassas hale gelmesidir.
Tıraşsız uygulamalarda en sık yanlış anlaşılan nokta şu: Herkese tıraşsız yapılabilir gibi konuşuluyor. Oysa açıklık alan çok genişse veya greft sayısı çok yüksekse, tamamen tıraşsız çalışma hem süreyi uzatır hem de greft yönetimini zorlaştırır. Greft dışarıda kaldıkça canlılık konusunda daha dikkatli olmak gerekir; ekip organizasyonu zayıfsa bu, sonucu doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle tıraşsız saç ekimi bir “lüks seçenek” gibi sunulsa da her vakada doğru seçenek değildir. Doğru vakada ise, özellikle seyrelme tarzı dökülmelerde ve lokal bölgelerde, oldukça tatmin edici bir konfor sağlar.
Tıraşsız Saç Ekimi Nedir?
Tıraşsız saç ekimi, donör bölgeden greft alımı ve alıcı alana greft yerleştirme işlemlerinin, saçın tamamı kazıtılmadan yapılmasıdır. Genelde iki pratik yaklaşım vardır: ya donör bölgede saçın alt kısmında gizli kalacak şekilde küçük bir “pencere” açılır ve alım buradan yapılır, ya da donör ve/veya alıcı alanda saçlar bölgesel olarak kısaltılır ama dışarıdan bakınca saç bütünlüğü korunur. Tam anlamıyla “hiç tıraş yok” planlar da vardır; ancak bu, her hastada gerçekçi değildir.
Tıraşsız ekimde hedef çoğunlukla iki senaryodan biridir: mevcut saçların arasını sıklaştırmak (diffüz seyrelme) veya lokal bir bölgeyi düzeltmek (ön çizgi revizyonu, şakak, iz alanı gibi). Tamamen kel bir alanı yüksek greft sayısıyla kapatmak gerekiyorsa, tıraşsız planlama teknik olarak yapılabilir ama operasyon süresi uzar; süre uzadıkça işçilik kalitesi ve greft canlılığı daha baskın hale gelir. Bu yüzden tıraşsız ekimi “herkese aynı şekilde uygulanır” diye düşünmek, beklentiyi yanlış yere taşır.
Tıraşsız ekimde kabuklanma dönemi yine olur. Yani saçınız uzun kaldı diye kimse bir şey anlamaz gibi bir garanti yok. Kabuklar çoğu kişide 7–12 gün içinde dökülür, ilk günlerde kızarıklık ve noktasal görüntü olabilir. Saçın uzunluğu bu görüntüyü bir miktar kamufle edebilir; ama “sıfır iz” veya “ertesi gün kimse fark etmez” söylemi gerçekçi değildir.
Tıraşsız Saç Ekimi Neden Yapılır?
Tıraşsız ekimin en güçlü motivasyonu sosyal hayattır. İnsanların büyük kısmı saç ekimi yaptırmak ister ama işe devam ediyordur, toplantıları vardır, kamera karşısına çıkıyordur ya da çevresine açıklama yapmak istemiyordur. Tıraşsız plan, bu geçiş sürecini daha konforlu kılar. Saç tamamen kazınmadığı için, özellikle kadınlarda ve “görünüm benim için çok önemli” diyen erkeklerde tercih sebebi olur.
Tıraşsız Saç Ekimi Nasıl Yapılır?
Tıraşsız saç ekimi süreci, temel olarak klasik ekimle aynıdır: planlama, donörden greft alımı, alıcı alana yerleştirme, pansuman ve bakım eğitimi. Fark, her adımın saçlar uzunken daha dikkatli yapılmasıdır.
Önce planlama yapılır. Saç çizgisi tasarlanır, ekim yapılacak alan işaretlenir, greft sayısı belirlenir. Tıraşsız ekimde greft sayısı belirlenirken, işlem süresi de hesaba katılır. Çünkü saçların arasından çalışmak daha yavaştır; greftlerin dışarıda kalma süresi uzamamalıdır. İyi ekipler burada istasyon mantığıyla çalışır: alım, ayrıştırma ve yerleştirme adımları paralel gider; böylece greftler beklemez.
Donör alımında çoğu zaman “gizli pencere” açılır. Ense bölgesinde saçlar üstten aşağı doğru kapatacak şekilde bırakılır; alım yapılacak alan kısaltılır ve greftler buradan alınır. Punch çapı ve alım dağılımı donör görünümünü etkiler; homojen alım yapılmazsa kısa saç kullananlarda donörde seyrelme fark edilebilir. Tıraşsızda donör gizlense bile, biz donörü yine de koruyacak şekilde planlarız; çünkü saç ileride kısaltılabilir.
Alıcı alanda yerleştirme, teknik seçime göre ilerler. Mevcut saçların arasına ekim yapılacaksa DHI implanter kalemle çalışmak bazı vakalarda daha kontrollü olabilir; klasik kanal açma + pensetle yerleştirme de yapılabilir. Burada “hangi teknik” kadar, mevcut saçlara travma vermeden doğru açı–yönle ilerlemek önemlidir. Yoğunluk planı da kişiye özeldir; ön bölgede birçok planlamada 35–50 greft/cm² aralığı konuşulur ama saç tel kalınlığı ve saçlı derinin kanlanması bu kararı değiştirir.
Operasyon sonrası bakım tıraşsızda da aynı ciddiyettedir. İlk yıkama çoğu protokolde 2.–3. gün civarında yapılır, kabuklar 7–12 gün içinde dökülür. Şok dökülme 2–6 hafta içinde görülebilir; çıkışlar 3. ay civarında başlar, 6. ayda belirginleşir, 9–12 ay arası olgunlaşır. Tıraşsız yaptırmak, bu biyolojik takvimi değiştirmez.
Tıraşsız Saç Ekimi Yöntemleri Nelerdir?
Tıraşsız saç ekiminde yöntemler, “saçı nasıl koruyarak çalışıyoruz?” sorusuna göre ayrılır. En sık kullanılan yaklaşım pencere (window) yöntemidir. Donör bölgede saçların üst katmanı korunur, alım yapılacak alanda saçlar kısaltılır; işlem bitince üst katman bu alanı örter. Dışarıdan bakınca donör tıraşlı gibi görünmez. Bu yöntem, özellikle orta greft sayılarında hem pratik hem de görünüm açısından avantaj sağlar.
Teknik olarak yerleştirme tarafında da iki seçenek öne çıkar: DHI ile tıraşsız yerleştirme ve kanal açma + tıraşsız yerleştirme. DHI, bazı hastalarda mevcut saçların arasına daha kontrollü girmeyi kolaylaştırabilir; kanal açma yaklaşımı ise geniş alanlarda daha verimli planlanabilir. İkisini “iyi-kötü” diye ayırmak yerine, sizin açıklığınızın büyüklüğü, saç tel kalınlığınız, donör kapasiteniz ve ekibin deneyimiyle birlikte değerlendirmek gerekir.
Tıraşsız ekim düşünüyorsanız, görüşmede iki şeyi netleştirin: Planlanan greft sayısı kaç ve bunun tıraşsız yapılması süreyi ne kadar uzatacak? Bir de donörde pencere mi açılacak, tamamen tıraşsız mı gidilecek? Bu iki cevap netleştiğinde, size uygun bir tıraşsız plan olup olmadığı da netleşir.

Tıraşsız Saç Ekimi Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Tıraşsız saç ekimi, “saçımı kazıtmayayım” isteğini karşılar ama bakım disiplinini azaltmaz; hatta bazı noktalarda daha dikkat ister. Çünkü saç uzunken ekim alanını görmek zorlaşır, kabuklar saçlara takılabilir, yıkama sırasında sürtünme riski artar. Bu yüzden öncesi ve sonrası için net bir planla ilerlemek, kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için sade bir yapı tercih edilmelidir.
Operasyon öncesinde ilk konu, tıraşsız planın türüdür: donörde pencere açılacak mı, alıcı alanda kısmi kısaltma olacak mı, tamamen tıraşsız mı gidilecek? Bu karar greft sayısını ve sürenin uzayıp uzamayacağını belirler. Tıraşsız çalışmalarda işlem süresi uzayabildiği için, greftlerin dışarıda kalma süresi ve bekletme koşulları daha hassas hale gelir; bu detayın ekip tarafından nasıl yönetildiğini mutlaka sormalısınız.
Genel hazırlık kuralları yine geçerli. Alkol çoğu protokolde işlemden 48–72 saat önce bırakılır; kanama ve ödemi artırabilir. Sigara doku oksijenlenmesini düşürdüğü için mümkünse işlemden en az 1 hafta önce azaltılır ve işlemden sonra 7–10 gün ara verilmesi hedeflenir. Kan sulandırıcı ilaçlar ve bazı takviyeler (E vitamini gibi) doktor planı olmadan kullanılmaya devam edilmez. Saç boyası, keratin/brezilya fönü gibi kimyasal işlemler de ekimden hemen önce yapılmamalı; çoğu klinik işlemden en az 1–2 hafta önce bu tür uygulamaları durdurmayı ister. Saçlı deride aktif kepeklenme, kaşıntı veya kızarıklık varsa, tıraşsız ekimde bu durum daha rahatsız edici olabilir; önce saçlı deriyi sakinleştirmek daha akıllıca olur.
Operasyon sonrası dönemde tıraşsız ekimin en zor kısmı yıkamadır. İlk yıkama birçok klinikte 2.–3. gün civarında yapılır. Ekim alanına önerilen köpük/losyon sürülür, genelde 15–30 dakika yumuşaması beklenir; sonra ılık suyla düşük basınçta durulanır. Saçlar uzun olduğu için “şampuanı saçın ucundan sürükleyerek” ekim alanına getirmek, istemeden sürtünme yaratır; bunun yerine köpüğü avuç içinde hazırlayıp saçların arasına nazikçe uygulamak daha güvenlidir. Tırnak temasından kaçınmak ve saçları havluyla ovuşturmamak gerekir; havluyla tampon yaparak suyu almak daha doğru olur.
Kabuklar çoğu kişide 7–12 gün içinde dökülür. Tıraşsız ekimde kabuklar saç tellerine daha çok takıldığı için “ben temizleyeyim” refleksi artıyor; kabuk koparmak greftlere zarar verebilir. Kaşıntı olursa kaşımak yerine klinikten önerilen nemlendirici/spreylerle konfor sağlanır. Ödem (şişlik) bazı kişilerde 2.–5. gün arası alına inebilir; başı 30–45 derece yüksekte tutmak ve sırtüstü yatmak işe yarar.
Sosyal hayata dönüş tıraşsızda psikolojik olarak daha rahattır ama görüntü tamamen sıfırlanmaz. Kızarıklık ve kabuklanma dönemi yine yaşanır; sadece uzun saç bunu bir miktar kamufle eder. “Kimse anlamasın” hedefi olanlar için çoğu vakada 10–14 gün plan yapmak daha gerçekçidir. Spor dönüşü de aceleye gelmez: hafif yürüyüş çoğu kişide 7–10 gün, ağırlık ve yoğun kardiyo 14–21 gün bandında daha güvenlidir.
Çıkış takvimi değişmez: şok dökülme 2–6 hafta içinde olabilir, çıkışlar 3. ay civarında başlar, 6. ayda belirginleşir, 9–12 ay arası olgunlaşır. Tıraşsız olmak, bu biyolojik takvimi hızlandırmaz.
Tıraşsız Saç Ekimi Kimler için Uygundur?
Tıraşsız saç ekimi her isteyen için ideal olmayabilir; uygunluk, açıklığın büyüklüğü ve hedeflenen greft sayısıyla doğrudan ilgilidir. En uygun grup, genelde lokal alan çalışmalarıdır: ön çizgide küçük düzeltme, şakak doldurma, iz alanı kapatma gibi. Bu tür planlarda greft sayısı görece daha sınırlı olur ve saçların arasından çalışma süreyi aşırı uzatmadan yapılabilir.
Bir diğer uygun grup, tamamen kel alanı olmayan ama saçları incelerek seyrelmiş kişiler. Bu tip dökülmede amaç, mevcut saçların arasını sıklaştırmaktır. Tıraşsız yaklaşım burada hem görünüm konforu sağlar hem de kişinin “saçım tamamen kazındı” psikolojisini yaşamamasına yardımcı olur. Kadın hastalarda da tıraşsız veya kısmi tıraş seçenekleri bu yüzden daha sık talep edilir.
Uygunluğu zayıflatan senaryolar ise geniş açıklıklar ve yüksek greft sayılarıdır. Çok geniş alanlarda tıraşsız plan yapılabilir ama süre uzar; süre uzadıkça greftlerin yönetimi ve ekip yorgunluğu sonucu etkileyebilir. Bu durumda tıraşlı plan bazen daha güvenli ve daha standardize olur. Burada önemli olan, sizin için “en şık seçenek” değil, “en öngörülebilir sonuç” verecek seçeneği bulmaktır.
Tıraşsız ekimde ayrıca saçın yapısı da etkiler. Çok kıvırcık ve dolaşmaya meyilli saçlarda alanı görmek zorlaşabilir; aşırı ince telli saçlarda kamuflaj daha sınırlı olabilir. Saçlı deride aktif dermatit/kepeklenme, yoğun kaşıntı gibi problemler varsa da tıraşsız süreç daha zor yönetilir; önce saçlı deriyi sakinleştirmek daha iyi olur.
Tıraşsız Saç Ekimi ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
“Tıraşsız saç ekimi daha iyi sonuç verir.” Hayır. Tıraşsızın amacı daha iyi tutma oranı değil, görünüm konforudur. Sonucu belirleyen şey greftin canlılığı, doğru açı–yön ve doğru yoğunluk planıdır. Tıraşsız çalışma, bazı vakalarda daha zor olduğu için ekip kalitesi iyi değilse sonuç olumsuz bile etkilenebilir.
“Tıraşsız ekimde kabuk olmaz, kimse anlamaz.” Kabuklanma ve kızarıklık yine olur. Kabuklar çoğu kişide 7–12 gün içinde dökülür. Uzun saç, bu dönemi kamufle edebilir ama tamamen görünmez yapmaz. Toplantı, düğün, çekim gibi planlarınız varsa “tırassız yaptırdım, ertesi gün çıkıyorum” mantığı doğru değil.
“Tıraşsız demek hiç tıraş yok demek.” Her zaman değil. En sık uygulanan plan, donörde “pencere” açılmasıdır; yani alım yapılacak alan kısaltılır ve üst saçlar o bölgeyi örter. Alıcı alanda da bazen kısmi kısaltma gerekebilir. Tam tıraşsız (hiç kısaltma olmadan) planlar genelde daha sınırlı alanlarda daha mantıklıdır.
“Tıraşsız ekimde daha az greft ekilir.” Otomatik bir kural değil. Greft sayısını belirleyen şey açıklığın alanı ve donör kapasitedir. Ancak tıraşsızda işlem süresi uzayabildiği için, bazı hastalarda tek seans içinde yapılabilecek greft sayısı pratikte sınırlanabilir. Bu, planlamayla ilgilidir; “tırassız = az greft” diye tek cümleyle anlatılmaz.
Tıraşsız Saç Ekimi Fiyatları Nelerdir?
Tıraşsız saç ekiminde ücret, çoğu zaman tıraşlı planlara göre daha yüksek seviyede konumlanabilir; çünkü işçilik artar ve operasyon süresi uzayabilir. Uzun saçların arasından çalışmak hem donör alımında hem de yerleştirme aşamasında daha fazla zaman, daha dikkatli planlama ve ekip koordinasyonu gerektirir. Bu ek iş yükü ve süre ihtiyacı, birçok klinikte maliyete yansır.
Türkiye’de tıraşsız saç ekimi hizmetlerinde ücretlendirme; merkezin standardına, ekip deneyimine ve hizmet kapsamına göre değişkenlik gösterebilir. Bazı merkezler paket bazlı ilerlerken, bazıları greft sayısına bağlı bir model sunabilir.
TIRAŞSIZ SAÇ EKİMİ
Sıkça Sorulan Sorular
Tıraşsız saç ekiminde en önemli unsur, "tıraşsız" konforunu hedeflerken saç ekiminin temel standardını düşürmemek: greft canlılığı + doğru planlama + iyi saha yönetimi. Saçlar uzunken çalışma alanı daha zor görünür; bu da işlemi yavaşlatabilir ve greftlerin dışarıda kalma süresini uzatabilir.
Bu yüzden tıraşsız uygulamada ekip organizasyonu (alım–ayıklama–yerleştirme adımlarının paralel yürütülmesi), greftlerin doğru koşullarda bekletilmesi ve yerleştirmenin açı–yön tutarlılığı kritik hale gelir. Tıraşsızın "en iyi" olduğu nokta tutma oranı değil, görünüm ve sosyal konfor; sonuç kalitesi yine cerrahi standartla belirlenir.
Evet, ekilen saç tellerinin bir kısmının dökülmesi çoğu kişide normaldir ve genellikle şok dökülme sürecidir. Bu dökülme çoğunlukla ekimden sonra 2–6 hafta içinde görülür. Dökülen kısım saç telidir; kök deride kaldığı için yeni döngüyle yeniden çıkar.
İlk çıkışlar çoğu vakada 3. ay civarında başlar, 6. ayda belirginleşir, 9–12 ay arası saç kalınlaşır ve olgunlaşır. Tıraşsız yaptırmak bu takvimi hızlandırmaz; sadece ilk dönem görünümünü bir miktar kamufle edebilir.
Tıraşsız ekimde yıkama, tıraşlıya göre biraz daha özen ister çünkü uzun saçlar ekim alanına sürtünebilir. İlk yıkama birçok klinikte 2.–3. gün civarında yapılır. Ekim alanına önerilen köpük/losyon sürülür, genelde 15–30 dakika yumuşaması beklenir; ardından ılık suyla düşük basınçta durulanır.
Şampuanı saçın uçlarından sürükleyerek ekim alanına çekmek yerine, avuç içinde köpürtüp nazik dokunuşlarla saçların arasına uygulamak daha güvenlidir. Ovalama, tırnak temas, kabuk koparma yok. Kabuklar çoğu kişide 7–12 gün içinde kendiliğinden dökülür.
İhtiyaç duyulan greft sayısı "tıraşsız" olmanızdan değil, açıklığın alanından ve hedef yoğunluktan belirlenir. Ön bölgede birçok planlamada 35–50 greft/cm² aralığı konuşulur. Örnek: 60 cm² alanda 40 greft/cm² hedeflenirse yaklaşık 2.400 greft gerekir. 90 cm² alanda aynı yoğunluk yaklaşık 3.600 greft demektir.
Saç tel kalınlığı ve saçın dalgalı/kıvırcık olması, optik yoğunluğu değiştirir. Tıraşsız uygulamada bazen süre uzadığı için "tek seansta yapılabilir greft sayısı" pratikte sınırlanabilir.
Genelde hayır. İşlem lokal anesteziyle yapılır. Operasyon sırasında hissedilen en belirgin rahatsızlık, çoğu kişide anestezi uygulaması esnasındaki kısa süreli batma hissidir. Alan uyuştuktan sonra greft alımı ve yerleştirme aşamalarında ağrı beklemeyiz; basınç ve dokunma hissi olabilir.
Tıraşsız olması ağrı seviyesini artırmaz; sadece işlem süresi uzayabildiği için uzun süre aynı pozisyonda kalmaya bağlı konforsuzluk olabilir.
Olabilir. En sık donör bölgede 1–3 gün sızlama/gerginlik görülür. Alıcı alanda daha çok yanma, gerginlik ve kaşıntı olur. Ağrı genellikle basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınır.
Ağrının gün geçtikçe artması, zonklama, akıntı, kötü koku, ateş gibi bulgular varsa "normal süreç" diye beklememek gerekir; kontrol edilmelidir.
Doğal görünüm mümkündür; belirleyici olan tıraşsızlık değil, saç çizgisi tasarımı, ön hatta tekli greft kullanımı, açı–yön uyumu ve yoğunluğun kademeli dağılımıdır. Tıraşsız ekim, mevcut saçlar korunarak yapıldığı için ilk dönemde daha doğal "görünür" hissettirebilir; ama nihai doğallığı belirleyen şey yerleştirmenin doğruluğudur.
Tıraşsız çalışma daha zor olduğu için, deneyimsiz ekipte yön hatası veya gereksiz travma riski artabilir; bu da doğallığı bozabilir.
Greft sayısına ve tıraşsız planın türüne göre değişir. Çoğu saç ekimi seansı klinikte 6–9 saat bandındadır; tıraşsız uygulamalar birçok vakada bu süreyi uzatabilir. Tam tıraşsız (hiç kısaltma olmadan) planlar genelde daha yavaştır; pencere (window) yöntemiyle yapılan planlar daha kontrollü süre yönetimi sağlar.
Net süre, hedef greft sayısı üzerinden daha doğru hesaplanır.
Başarı, tek bir yüzde değil; greft tutma, doğal görünüm, planlanan alanın kapatılması ve donörün korunmasıyla değerlendirilir. İyi şartlarda klinikler sıklıkla %85–95 bandında tutma oranlarından bahseder; bu oran greft yönetimi, operasyon süresi, sigara kullanımı, bakım uyumu gibi faktörlerle değişir.
Tıraşsız ekim "otomatik daha başarılı" değildir; iyi ekipte doğru vakada tıraşlıyla benzer başarı hedeflenir. Zayıf ekipte ise tıraşsızın zorlukları başarıyı aşağı çekebilir.
Genel riskler tıraşlı ekimle aynıdır: enfeksiyon, ödem, kanama, geçici uyuşukluk, folikülit, donör bölgede seyrelme, alıcı alanda yön hatası ve istenmeyen estetik görünüm.
Tıraşsız ekimde ek olarak iki pratik risk öne çıkar: uzun saç nedeniyle alıcı alanda gereksiz sürtünme/travma riski ve yıkama sırasında greftleri zorlamaya daha yatkın bir süreç. Bu yüzden tıraşsızda bakım eğitimi ve ilk yıkama desteği daha kıymetlidir.
Genelde 18 yaş altı için uygun görülmez. Genç yaşlarda dökülme paterni netleşmemiş olabilir; bu yüzden agresif çizgi planlarından kaçınmak gerekir. Yaştan çok, dökülmenin hızı, donör kapasite ve beklentinin gerçekçiliği belirleyicidir.
Tıraşsız seçeneği, yaş kriterini değiştirmez; sadece uygulama stilidir.
Evet. Geniş açıklıklarda veya dökülmenin ilerlemesiyle ikinci seans gerekebilir. Tıraşsız yapılması bunu engellemez. Ancak tıraşsız çalışmanın süre ve işçilik maliyeti daha yüksek olabildiği için, bazı hastalarda ilk seansta "kritik ön bölge" tamamlanıp ikinci seansta tepe bölgesine geçmek gibi aşamalı planlar daha mantıklı olabilir.
Her seansın sınırı, donör kapasite ve uzun vadeli planlamadır.
Ekilen kökler donör bölgeden alındığı için uzun yıllar kalıcı olma eğilimindedir; çoğu hastada "kalıcı" kabul edilir. Görüntüyü yıllar içinde değiştiren asıl faktör, ekim yapılmayan mevcut saçların dökülmeye devam edebilmesidir.
Yani ekilen saç dayanır ama çevre saçlar incelirse yoğunluk algısı azalabilir; bu durumda medikal destek veya ek seans gündeme gelebilir. Tıraşsız olmak, kalıcılığı artıran bir faktör değildir; kalıcılık donör karakteri ve doğru ekim standardıyla ilgilidir.
Saç Ekimi İçin Ücretsiz Danışmanlık
Doğal ve kalıcı sonuçlar için uzman ekibimizle tanışın. Size özel saç ekimi planınızı oluşturalım, hayalinizdeki saçlara kavuşun.
- ✓ Ücretsiz Saç Analizi
- ✓ Doğal ve Kalıcı Sonuçlar
- ✓ Deneyimli Uzman Ekip
Saç Ekimi Yolculuğunuz
Sizin için hazırladığımız 3 adımlık süreç
Ücretsiz Ön Görüşme
WhatsApp üzerinden fotoğraflarınızı gönderin, uzman ekibimiz size özel saç ekimi planınızı ve fiyat teklifini 24 saat içinde hazırlasın. Tüm sorularınız yanıtlanır!
Randevu ve Hazırlık
Size en uygun tarihi belirleyin ve randevunuzu oluşturun. İşlem öncesi yapılması gerekenler ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında detaylı bilgilendirme alın.
Randevu OluşturProfesyonel Saç Ekimi
Son teknoloji ekipmanlarımız ve deneyimli ekibimiz ile konforlu ve güvenli bir saç ekimi deneyimi yaşayın. İşlem sonrası takip ve bakım desteğimiz her zaman yanınızda!
Detaylı BilgiHasta Yorumları
BT Hair Clinic Antalya, benim için hayatı değiştiren bir yer oldu. Uzun yıllardır saç dökülmesi sorunu yaşıyordum ve artık umutsuzdum. Ancak sizinle tanıştıktan sonra her şey değişti. İlgilendiğiniz her detay ve profesyonel ekibinizle harika sonuçlar elde ettim. Saçlarımın eskisinden daha iyi görünmesi harika bir duygu!
BT Hair Clinic Antalya, saç ekimi konusundaki uzmanlığı ve kaliteli hizmetiyle fark yaratıyor. İlk görüşmemden itibaren ekibinizin sıcak ve profesyonel yaklaşımı beni etkiledi. İşlem sürecindeki titizlikleri ve sonuçların doğallığı gerçekten takdire şayan. Saçlarımı geri kazandığım için minnettarım.
Klinik Görsellerimiz





Adres
Doğuyaka Mahallesi 1212 nolu sokak no:6 Muratpaşa / Antalya
Telefon Numarası
+90 850 309 0790
info@bthairclinicantalya.com
Çalışma Saatlerimiz
Pazartesi - Cumartesi 09:00 - 18:00