PRP Saç Tedavisi

PRP saç tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın (Platelet Rich Plasma) saçlı deriye uygulanmasıyla yapılan destekleyici bir işlemdir. Temel hedef, saç köklerinin bulunduğu dokunun biyolojik ortamını güçlendirmek, saç tellerinin kalınlığını artırmaya yardımcı olmak ve dökülmenin yoğun olduğu dönemlerde süreci daha kontrollü hale getirmektir. PRP, “yeni saç çıkaran sihirli bir uygulama” gibi pazarlanabiliyor; gerçekte daha doğru tanım, mevcut köklerin performansını destekleyen bir yöntem olmasıdır. Tamamen kapanmış, uzun süredir parlak ve kıl çıkmayan alanlarda tek başına PRP’den güçlü bir geri dönüş beklemek doğru olmaz.
PRP’nin saç tedavisindeki yeri, doğru hasta seçimi ve doğru planla anlam kazanır. Androgenetik dökülmenin erken-orta evrelerinde, saç tellerinin incelmeye başladığı ama köklerin hâlâ aktif olduğu dönemde yanıt daha iyi olur. Mevsimsel dökülme, stres dönemi sonrası artan telogen dökülme veya saç ekimi sonrası dönemde köklerin toparlanmasına destek amacıyla da uygulanabilir. Etki, tek seansla “anında değişim” şeklinde görülmez; daha çok birkaç ay içinde saç kalınlığında artış, dökülme hızında azalma, tarama sırasında daha dolu his gibi pratik işaretlerle anlaşılır.
Uygulamanın başarısında cihazın “adı” kadar, kan alımı ve hazırlama protokolünün standardı da önemlidir. Santrifüj ayarı, elde edilen plazmanın yoğunluğu, uygulama derinliği ve seans aralıkları değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden PRP yaptırmadan önce hangi protokolle çalışıldığını, seans planının nasıl kurulduğunu ve hangi durumda beklentinin sınırlı olabileceğini net konuşmak gerekir.
PRP Saç Tedavisi Nedir?
PRP, kişiden alınan az miktarda kanın özel tüplerde santrifüj edilmesiyle trombositten zengin kısmının ayrıştırılması ve bu plazmanın saçlı deriye uygulanmasıdır. Trombositler, doku onarımında rol alan büyüme faktörlerini taşır. Saçlı deriye uygulandığında amaç, kök çevresindeki dolaşımı ve hücresel aktiviteyi destekleyen bir ortam oluşturmaktır. Bu destek, saç telinin daha kalın çıkmasına, kırılganlığın azalmasına ve dökülme döngüsünün daha dengeli ilerlemesine yardımcı olabilir.
PRP bir ilaç değildir, kişinin kendi biyolojik materyalidir. Bu yönüyle alerji riski düşük kabul edilir. Yine de uygulamanın steril koşullarda yapılması gerekir; çünkü saçlı deri enjeksiyonları enfeksiyon riski taşıyabilir. PRP’nin içeriği kişiden kişiye değişir; trombosit düzeyi, genel sağlık durumu, uyku, stres, sigara kullanımı gibi faktörler elde edilen plazmanın kalitesini etkileyebilir.
PRP, tek başına bir “kür” olarak düşünülmemelidir. Sıklıkla topikal tedaviler, medikal takip, yaşam tarzı düzenlemeleri veya saç ekimi planının bir parçası olarak konumlandırılır. Hangi kombinasyonun uygun olacağı, dökülmenin tipi ve şiddetiyle doğrudan ilişkilidir.
PRP Saç Tedavisi Neden Yapılır?
PRP saç tedavisi, saç dökülmesinin erken ve orta evrelerinde saç köklerini desteklemek amacıyla yapılır. Saç tellerinin incelmeye başladığı, tepe bölgede seyrelmenin belirginleştiği, saç çizgisinde gerilemenin yeni başladığı dönemlerde PRP’nin katkısı daha anlamlı olabilir. Saç kökleri hâlâ canlıyken yapılan destekleyici uygulamalar, tel kalınlığı ve saçın “daha dolu görünmesi” üzerinde daha olumlu etki bırakır.
Mevsimsel dökülme veya stres, hastalık, doğum sonrası gibi dönemlerde artan telogen dökülmelerde de PRP tercih edilebilir. Bu durumlarda amaç, dökülme dönemini daha kısa ve daha hafif geçirmek, saçın toparlanma sürecini desteklemektir. Telogen dökülmede asıl nedenin bulunması önemlidir; demir eksikliği, D vitamini eksikliği, tiroit sorunları gibi sebepler düzeltilmeden yalnızca PRP’ye yüklenmek çoğu zaman eksik kalır.
Saç ekimi sonrası dönemde PRP, bazı protokollerde iyileşmeyi ve köklerin adaptasyonunu desteklemek için planlanır. Ekim alanında ödemin daha hızlı dağılması, kabuklanma döneminin daha rahat geçmesi ve saç çıkış sürecinin daha stabil ilerlemesi hedeflenebilir. Bu noktada PRP, “ekilen saçın tutmasını garanti eden” bir işlem değildir; destekleyici bir katkı olarak konumlandırıldığında beklenti daha doğru olur.
Daha gür saç isteyen ama ilaç kullanmak istemeyen kişiler de PRP’yi tercih edebiliyor. PRP’nin etkisi kişiden kişiye değiştiği için, medikal tedavilerin yerine “eşdeğer” bir seçenek gibi sunulması doğru olmaz. Beklenti, saç telini güçlendirme ve dökülme hızını azaltma ekseninde tutulduğunda memnuniyet artar.

PRP Saç Tedavisi Nasıl Yapılır?
Uygulama, kan alımıyla başlar. Genellikle koldan az miktarda kan alınır ve özel tüplere konur. Kan, santrifüj cihazında belirli süre ve devirde çevrilerek kırmızı kan hücreleri ile plazma ayrıştırılır. Burada amaç, trombosit yoğunluğu daha yüksek plazma kısmını elde etmektir. Hazırlama protokolü merkeze göre değişebildiği için seans planı kadar bu standardın da net olması önem taşır.
Elde edilen PRP, saçlı deriye enjeksiyonla uygulanır. Uygulama alanı dökülmenin yoğun olduğu bölgelere göre seçilir; tepe, ön bölge veya genel seyrelme alanları hedeflenebilir. İğne girişleri küçük olduğu için işlem çoğu kişide tolere edilebilir düzeydedir; hassasiyeti yüksek olanlarda lokal anestezik krem ile konfor artırılabilir. Seans süresi hazırlık dahil genellikle 30–60 dakika aralığındadır.
Seans sayısı kişiye göre planlanır. Sahada yaygın protokoller, başlangıçta 3–4 seans olacak şekilde 2–4 hafta aralıklarla uygulama ve sonrasında birkaç ayda bir idame seansı şeklindedir. Net plan, dökülmenin tipi, hastanın yaşı, saç telinin incelme seviyesi ve eşlik eden tedavilere göre değişir.
Uygulama sonrası aynı gün saçlı deride hafif kızarıklık, hassasiyet ve küçük kabarıklıklar görülebilir; çoğu kişide kısa sürede geriler. İlk 24 saat saç derisini tahriş edecek uygulamalardan kaçınmak, çok sıcak duş/sauna gibi aktiviteleri ertelemek ve doktorun verdiği bakım önerilerine uymak gerekir. Etki, birkaç gün içinde değil, genellikle haftalar-aylar içinde fark edilir; saç telinde kalınlaşma ve dökülme hızında azalma daha sık beklenen sonuçlardır.
PRP Saç Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?
PRP’de “yöntem” denince tek bir uygulama tipi yoktur; farkı yaratan, hazırlama protokolü ve PRP’nin saçlı deriye hangi teknikle verildiğidir. PRP’nin kalitesi, kanın nasıl alındığı, hangi tüp sisteminin kullanıldığı ve santrifüj ayarlarıyla doğrudan ilişkilidir. Tek santrifüjle elde edilen PRP ile çift santrifüjle (double spin) yoğunlaştırılmış PRP arasında trombosit yoğunluğu ve içerik farklılıkları olabilir. Bu farklılıklar her hastada “daha iyi” anlamına gelmez; saçlı derinin ihtiyacına ve merkezin standardize protokolüne göre seçilir.
Bazı protokollerde PRP “aktive edilerek” uygulanır. Aktivasyon, trombositlerin büyüme faktörlerini daha hızlı salmasını hedefleyen bir yaklaşımdır. Aktivasyon yöntemleri ve kullanılacak materyaller merkeze göre değişebilir. Burada önemli nokta, kullanılan sistemin güvenli olması ve steril süreçten sapılmamasıdır.
Uygulama tekniği tarafında en yaygın yöntem, PRP’nin saçlı deriye mikro enjeksiyonlarla verilmesidir. Enjeksiyonların derinliği ve aralıkları, hedeflenen bölgeye göre ayarlanır. Bazı merkezler dermapen/mikro iğneleme ile PRP’yi kombinler; amaç, ciltte mikro kanallar oluşturarak PRP’nin yayılımını artırmaktır. Mikro iğneleme tek başına da uyarıcı bir işlem olduğu için, kombinasyonda kimin ne kadar fayda göreceği kişiden kişiye değişir.
Saç ekimiyle birlikte PRP uygulaması da ayrı bir “yöntem” gibi konumlanır. Bazı planlarda operasyon günü veya sonraki haftalarda PRP eklenir. Burada hedef, iyileşmeyi desteklemek ve ekim sonrası dönemi daha konforlu geçirmeye yardımcı olmaktır. PRP’nin “ekilen saçın tutmasını garanti ettiği” gibi bir iddia doğru olmaz; destekleyici bir katkı olarak planlandığında daha doğru bir çerçeve oluşur.
PRP Saç Tedavisi Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
PRP öncesinde en önemli konu, saç dökülmesinin tipinin netleşmesidir. Androgenetik dökülme mi var, telogen dökülme mi baskın, altta yatan demir eksikliği, tiroit problemi veya D vitamini eksikliği gibi bir sebep var mı; bu sorular cevaplanmadan PRP’ye başlamak çoğu zaman eksik kalır. İyi bir değerlendirmede saçlı deri muayenesi yapılır, gerekirse dermatoskopla miniaturizasyon seviyesi görülür, bazı hastalarda kan tahlilleri istenir.
Uygulama öncesi dönemde hidrasyon önemlidir; kanın daha rahat alınması ve plazma ayrışımının daha stabil olması için işlem günü yeterli su içmiş olmak fayda sağlar. Alkol çoğu protokolde işlemden 24–48 saat önce bırakılır. Sigara, dolaşımı olumsuz etkilediği için mümkünse azaltılır. Kan sulandırıcı ilaçlar, bazı ağrı kesiciler ve bazı takviyeler kanama/morarma riskini artırabileceği için doktor onayı olmadan kullanılmaya devam edilmez.
Uygulama sonrası saçlı deride birkaç saat-kısa süreli kızarıklık ve hassasiyet görülebilir. İlk 24 saat saçlı deriyi tahriş edecek davranışlardan kaçınmak gerekir. Çok sıcak duş, sauna, hamam, yoğun egzersiz ve terleme çoğu klinikte ilk gün için önerilmez. Saç derisine masaj yapmak, sert fırçalamak, yoğun kimyasal içerikli ürünler kullanmak irritasyonu artırabilir.
PRP sonrası “aynı gün yıkama” konusu merkezin protokolüne göre değişebilir. Bazıları birkaç saat sonra nazik yıkamaya izin verir, bazıları ertesi günü önerir. Uygulama sonrası bakımda temel amaç saç derisini sakin tutmaktır. Kaşıntı olursa tırnakla temas etmek yerine önerilen losyon veya serumlarla rahatlatmak daha güvenli olur.
Seansların etkisini doğru izlemek için fotoğraf standardı önemlidir. Aynı ışık, aynı açı, benzer saç uzunluğu ile çekilen fotoğraflar değişimi daha net gösterir. PRP’nin etkisi birkaç günde değil, genellikle haftalar-aylar içinde görülür; dökülme hızında azalma ve tel kalınlığında artış daha sık karşılaşılan değişimlerdir.
PRP Saç Tedavisi Kimler için Uygundur?
PRP saç tedavisi, saç köklerinin hâlâ canlı olduğu, saç tellerinin incelmeye başladığı dönemde daha anlamlıdır. Androgenetik dökülmenin erken-orta evrelerinde, tepe bölgede seyrelmenin başladığı ama tamamen açılmanın olmadığı vakalarda sık tercih edilir. Diffüz incelmesi olan kadın hastalarda da, özellikle kökler aktifken tel kalınlığını desteklemek amacıyla uygulanabilir.
Telogen dökülme yaşayan kişilerde PRP, toparlanma dönemine destek olarak planlanabilir. Burada uygunluk, dökülmenin tetikleyicisinin yönetilip yönetilmediğine bağlıdır. Demir eksikliği, B12 eksikliği, tiroit sorunları veya ciddi stres faktörü devam ediyorsa, yalnızca PRP ile kalıcı düzelme beklemek gerçekçi olmaz.
Saç ekimi düşünen ya da saç ekimi yaptırmış kişilerde PRP, bazı protokollerde destekleyici olarak yer alır. Ekim öncesi saçlı derinin hazırlanması veya ekim sonrası iyileşme döneminin daha düzenli ilerlemesi hedeflenebilir. PRP, ekim yerine geçen bir işlem değildir; ekime ihtiyacı olan geniş açıklıklarda tek başına yeterli olmaz.
Uygun olmayan veya dikkatle değerlendirilmesi gereken gruplar arasında kanama bozukluğu olanlar, ciddi trombosit düşüklüğü olanlar, aktif enfeksiyonu olanlar, bazı otoimmün hastalıkların aktif döneminde olanlar, gebelik/emzirme dönemindeki kişiler (protokole göre değişebilir) bulunur. Kişinin düzenli kullandığı ilaçlar ve genel sağlık durumu, uygulama planını etkileyebilir.
PRP Saç Tedavisi Fiyatları Nelerdir?
PRP fiyatları; kullanılan kit/tüp sistemi, santrifüj protokolü, seans süresi, uygulamayı yapan ekibin standardı, klinik altyapısı ve planlanan seans sayısına göre değişir. Bazı merkezler seans başı fiyat verir, bazıları 3’lü veya 4’lü kür paketleriyle çalışır. Paketlerde kontrol muayeneleri, dermatoskopik takip ve ek bakım uygulamaları dahil edilebileceği için içerik netleşmeden fiyat karşılaştırması yanıltıcı olabilir.
PRP SAÇ TEDAVİSİ
Sıkça Sorulan Sorular
PRP'de en önemli unsur doğru endikasyon ve standart protokoldür. Saç kökleri hâlâ canlıyken, teller incelmeye başlamışken yapılan PRP daha anlamlıdır. Tamamen açılmış, uzun süredir parlak olan alanlarda tek başına PRP ile güçlü bir geri dönüş beklemek doğru olmaz. Bu yüzden dökülmenin tipi netleşmeden "herkese PRP" yaklaşımı sonuçları zayıflatır.
Protokol tarafında farkı yaratan şey, kanın nasıl hazırlandığı ve saçlı deriye nasıl uygulandığıdır. Santrifüj ayarı, elde edilen plazmanın yoğunluğu, uygulama derinliği, seans aralığı ve sterilite standardı tutarlı değilse aynı kişide bile yanıt değişebilir. PRP'nin etkisi, tek seanslık bir işlem gibi değil; planlı bir kür mantığıyla daha iyi takip edilir.
PRP bir saç ekimi işlemi değildir; "ekilen saç" kavramı PRP için geçerli olmaz. PRP, saç köklerini desteklemeye yönelik bir uygulamadır. PRP yaptırdıktan sonra saçlarda dökülme tamamen durur gibi bir beklenti doğru değildir. Androgenetik dökülme devam eden bir süreç olduğu için, altta yatan mekanizma yönetilmezse dökülme zaman içinde sürebilir.
Saç ekimi yapılmış bir kişide PRP uygulandıysa, ekim sonrası dönemde şok dökülme görülebilir. Bu dökülme PRP'den kaynaklanmaz; saç ekimi sonrası sürecin bir parçasıdır. PRP burada destekleyici bir katkı olarak planlanır, dökülmeyi "garanti şekilde engeller" diye konumlanmamalıdır.
PRP sonrası yıkama protokolü merkeze göre değişebilir. Birçok klinik, saçlı derinin ilk 12–24 saat daha hassas olacağı için o aralıkta yıkamayı ertelemeyi tercih eder. Yıkama izni verildiğinde amaç, saçlı deriyi tahriş etmeden nazik şekilde temizlemektir.
Ilık su kullanmak, tırnakla temas etmemek, sert masaj yapmamak, çok sıcak duş/sauna/hamam gibi uygulamaları ilk gün ertelemek daha güvenli olur. Saç derisinde hafif kızarıklık veya noktasal hassasiyet varsa, bastırmadan köpüğü dağıtıp durulamak daha doğru bir yaklaşımdır. PRP sonrası ilk günlerde saç şekillendirici ürünler ve yoğun kimyasallar irritasyonu artırabilir.
PRP'de saç kökü alınmaz ve saç kökü ekilmez. Donör alan, greft sayısı gibi kavramlar saç ekimine aittir. PRP'de ihtiyaç duyulan şey, koldan alınan az miktarda kanla elde edilen plazmadır. Uygulama alanı genişledikçe ihtiyaç duyulan PRP miktarı artar, bu da alınan kan miktarını ve hazırlama protokolünü etkileyebilir.
Saçlı deride tamamen boş alanlar varsa ve amaç o bölgede yeniden saç görünümü oluşturmaksa, PRP tek başına yeterli olmayabilir. Bu tip durumlarda saç ekimi planı gündeme gelir; PRP, ekimin yerine değil, destekleyici bir yaklaşım olarak konumlanır.
PRP sırasında iki kısım rahatsızlık oluşturabilir: kan alma ve saçlı deriye enjeksiyon. Kan alma çoğu kişide kısa süreli bir iğne batması hissidir. Saçlı deriye enjeksiyonlar ise hassasiyete göre değişir; bazı kişilerde hafif-orta düzeyde batma hissi olur. Konforu artırmak için lokal anestezik krem kullanılan protokoller vardır.
Uygulama genel olarak tolere edilebilir bir işlemdir. Şiddetli ağrı beklenmez, ancak ağrı eşiği düşük olan kişilerde enjeksiyon aşaması rahatsız edici olabilir. Seans süresi kısa olduğu için bu dönem çoğu kişide yönetilebilir düzeydedir.
Olabilir. Uygulama sonrası saçlı deride birkaç saat süren hassasiyet, hafif yanma hissi veya dokunmakla sızı olabilir. Bazı kişilerde baş ağrısı da görülebilir. Bu şikâyetler çoğu zaman kısa sürede geriler.
Ağrının giderek artması, şiddetli kızarıklık, belirgin şişlik, akıntı, kötü koku veya ateş gibi bulgular olursa normal kabul edilmez; enfeksiyon veya yoğun irritasyon açısından değerlendirilmelidir.
PRP'de saçın doğal görünmesi konusunda "yapaylık" riski yoktur, çünkü dışarıdan lif eklenmez, kök ekimi yapılmaz. PRP, mevcut saçların kalınlığını ve saçlı derinin genel durumunu desteklemeyi hedefler. Etki oluştuğunda saç daha dolgun ve daha güçlü hissedilebilir; bu değişim kendi saçınız üzerinden olduğu için doğal görünür.
Beklenti, "yeni saç çizgisi oluşturma" veya tamamen açılmış alanı kapatma şeklinde olursa hayal kırıklığı yaşanabilir. PRP'nin doğallığı, etkisinin sınırlı ama kendi dokunuzla uyumlu olmasından gelir.
Seans süresi hazırlık dahil genellikle 30–60 dakika aralığındadır. Kan alımı, santrifüj hazırlığı ve saçlı deriye uygulama bu sürenin içindedir. Uygulama alanı çok genişse süre uzayabilir.
PRP'nin etkisi seans bittiği gün görülmez. Çoğu kişide değişim haftalar içinde başlar; seanslar arası plan da bu nedenle önemlidir.
PRP'de başarı oranını tek bir yüzdeyle vermek zor, çünkü başarı tanımı kişiye göre değişir: dökülmenin yavaşlaması, tel kalınlığının artması, saçın daha dolu görünmesi gibi farklı hedefler olabilir. Ayrıca PRP'nin içeriği kişiden kişiye değişir; trombosit düzeyi, yaşam tarzı, sigara, uyku, stres ve eşlik eden eksiklikler yanıtı etkiler.
Erken-orta evre androgenetik dökülmede ve diffüz incelmede daha iyi yanıt görülme eğilimi vardır. Tamamen açılmış alanlarda yanıt sınırlı kalır. Düzenli seans planı ve takip fotoğraflarıyla ilerlemek, gerçekçi değerlendirme sağlar.
PRP kişinin kendi kanından hazırlandığı için alerji riski düşük kabul edilir, ancak işlem enjeksiyon içerdiği için bazı riskler vardır. En sık görülenler; geçici kızarıklık, hassasiyet, hafif şişlik, küçük morluklar ve baş ağrısıdır. Steril koşullara uyulmazsa enfeksiyon riski oluşabilir.
Nadiren folikülit benzeri sivilceleşme, uygulama alanında uzun süren irritasyon veya geçici uyuşma hissi görülebilir. Kan alma sırasında baygınlık hissi yaşayan kişiler de olabilir. Genel sağlık durumu ve kullanılan ilaçlar risk profilini etkileyebileceği için işlem öncesi anamnez önemlidir.
Kesin bir yaş sınırı olmamakla birlikte 18 yaş altı için rutin bir uygulama olarak düşünülmez. Yaştan çok, dökülmenin tipi ve saç köklerinin durumu önemlidir. Çok genç yaşta başlayan androgenetik dökülmede, PRP tek başına yeterli olmayabilir; medikal yönetimle birlikte planlama gerekebilir.
İleri yaşta da PRP yapılabilir. Burada beklentinin tel kalınlığı ve dökülme hızının yönetimi ekseninde kalması daha doğru olur.
Evet. PRP genelde kür mantığıyla yapılır. Yaygın uygulamalarda başlangıçta 3–4 seans planlanır ve seanslar 2–4 hafta aralıklarla uygulanır. Ardından ihtiyaç ve yanıt durumuna göre birkaç ayda bir idame seansı önerilebilir.
PRP'nin "tek seans" yaklaşımı çoğu kişide sınırlı etki verir. Düzenli plan ve takip, gereksiz seansları da engeller; gerçekten fayda görmeyen kişide aynı protokolü uzatmak yerine strateji değiştirmek daha doğru olur.
PRP'nin etkisi kalıcı bir "tek seferlik" değişim gibi düşünülmemelidir. Saç dökülmesinin nedeni devam ediyorsa, PRP'nin sağladığı destek zamanla azalabilir. Bu yüzden birçok kişide idame seanslarıyla etki korunmaya çalışılır.
Androgenetik dökülme ilerleyici bir süreçtir; PRP bu süreci yavaşlatmaya ve saç telini desteklemeye yardımcı olabilir. Yaşam tarzı, stres yönetimi, eksikliklerin giderilmesi ve gerekli görülen medikal tedavilerle birlikte planlandığında daha sürdürülebilir bir sonuç elde edilir.
Saç Ekimi İçin Ücretsiz Danışmanlık
Doğal ve kalıcı sonuçlar için uzman ekibimizle tanışın. Size özel saç ekimi planınızı oluşturalım, hayalinizdeki saçlara kavuşun.
- ✓ Ücretsiz Saç Analizi
- ✓ Doğal ve Kalıcı Sonuçlar
- ✓ Deneyimli Uzman Ekip
Saç Ekimi Yolculuğunuz
Sizin için hazırladığımız 3 adımlık süreç
Ücretsiz Ön Görüşme
WhatsApp üzerinden fotoğraflarınızı gönderin, uzman ekibimiz size özel saç ekimi planınızı ve fiyat teklifini 24 saat içinde hazırlasın. Tüm sorularınız yanıtlanır!
Randevu ve Hazırlık
Size en uygun tarihi belirleyin ve randevunuzu oluşturun. İşlem öncesi yapılması gerekenler ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında detaylı bilgilendirme alın.
Randevu OluşturProfesyonel Saç Ekimi
Son teknoloji ekipmanlarımız ve deneyimli ekibimiz ile konforlu ve güvenli bir saç ekimi deneyimi yaşayın. İşlem sonrası takip ve bakım desteğimiz her zaman yanınızda!
Detaylı BilgiHasta Yorumları
BT Hair Clinic Antalya, benim için hayatı değiştiren bir yer oldu. Uzun yıllardır saç dökülmesi sorunu yaşıyordum ve artık umutsuzdum. Ancak sizinle tanıştıktan sonra her şey değişti. İlgilendiğiniz her detay ve profesyonel ekibinizle harika sonuçlar elde ettim. Saçlarımın eskisinden daha iyi görünmesi harika bir duygu!
BT Hair Clinic Antalya, saç ekimi konusundaki uzmanlığı ve kaliteli hizmetiyle fark yaratıyor. İlk görüşmemden itibaren ekibinizin sıcak ve profesyonel yaklaşımı beni etkiledi. İşlem sürecindeki titizlikleri ve sonuçların doğallığı gerçekten takdire şayan. Saçlarımı geri kazandığım için minnettarım.
Klinik Görsellerimiz





Adres
Doğuyaka Mahallesi 1212 nolu sokak no:6 Muratpaşa / Antalya
Telefon Numarası
+90 850 309 0790
info@bthairclinicantalya.com
Çalışma Saatlerimiz
Pazartesi - Cumartesi 09:00 - 18:00